Şekerciboyası otu

Ateşlenme, Boğaz • 27 Haz 2012

Şekerci otunun kökleri Homeopatide tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır. Zehirli olması nedeni ile çayı içilmez.

Şekerci otunun bilinen ve kullanılan iki türü mevcuttur, bunlardan Amarica Şekerci otu yeterince incelenmiş ve özellileri bilinen bir bitkidir. Türkiye’de yetişen Toros veya Türk şekerci otu diye bilinen Phytolacca purinosa ise yeterince incelenmemiş fakat halk arasında aynı Amerika şekerci otu gibi kullanılmaktadır. Amerika’da Amerika şekerci otunun yap-rakları eskiden kansere karşı, meyveleri ise romatizmaya karşı kullanılmıştır. Fakat bu alanda yeterince araştırma yapılmamıştır. Vatanı ABD’nin doğu eyaletleri olan bitki Avrupa’ya getirilmiş ve bitki Avrupa, Asya ve Afrika’ya yayılmıştır. Şekerci otu veya şekerciboyası diye bitkinin anılması meyvelerinin eskiden şekerciler tarafından kullanılmalarıdır. Bazı yazarlar tarafından Beze otu, Boğaz otu veya Bademcik otu diye de adlandırılmaktadır.

Şekerci otu çok yıllık bitki olup dikine yükselir, gövdesi yuvarlak, içi boş, yeşil renkli ve çatallaşır. Köklerinin baş kısmında birçok baş bir arada bulunur ve sarı renklidir. Yaprakları ters yumurta veya geniş mızrak şeklinde 10-25cm uzunluğunda 7-15 eninde kenarları düz veya narin kertikli, değişken sıra ile dizilmiştir ve kısa saplıdır. Çiçekleri gövde veya dalların tepesinde silindir şeklinde bir arada bulunur. Çiçekleri önce pembemsi beyaz sonra yeşil, sonra olgunlaşan meyveleri önce kırmızı sonra da siyah parlak bir şekil alır ve 1cm çapındadır. Meyveleri parlak siyah 8 dilimli ve meyveyi tutan kupa yaprakları koyu kırmızı renklidir.

Hasat Zamanı: Olgunlaşan meyveleri toplanarak bazı gıda maddelerinin boyanmasında kullanılır. (Türkiye’de Şeker ve Avrupa’da Şarap boyama gibi) Kökleri Ekim ayından itibaren sökülerek temizlenir, ortadan yarılarak kurutulur, şayet tentürü yapılacaksa taze kökleri kullanılır.

Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.
a) Saoninler; Şekerci ot kökündeki saponine Phytolaccatoxinde denir. Bunlar Phytolaccaosid A-G diye adlandırılır. Phytolaccatoxinlerin suda çözülmesi (hidroliz) ile Phytolaccagenin, Glukozla ve Xylozlara ayrılırlar.
b) Mitogen (mitozla bölünme) etkili 5 Glykoprotein (pokewoel-mitogens) içerir. Molekül ağırlığı 32000 oranında olup bununda %29′unu Cystein oluşturur. Glukoproteinlerin mitogen özeli nedeni ile Lymphozyflerin (Lenfozitler) çoğalmasını sağladığı tespit edilmiştir. (Frohne + Pfönder Giftpflanzen 287)
c) Çok az oranda Alkoloit türevleri; Phytolaccinler.
d) Ayrıca Tanin, Reçine, Nişasta, Sabit yağlar ve şeker içerir.

Özellikleri: Keskin, Hafif soğuk ve kurutucudur.

Tesir Şekli: Romatizmayı önleyici, üşütmeyi önleyici, vücuda dinçlik verici, tonik (vücudu kuvvetlendirici), çoğu kusturucu ve Müshil yapıcıdır.

Kullanılması;
a) Araştırmalara göre Beze şişlikleri ve iltihaplanması özelliklede bademcik, orta kulak, yutak ve Lenf bezi şişlik ve iltihaplarına karşı kullanılır. Bu beze iltihaplanma ve şişkinliklerin sebep olduğu dermansızlık, halsizlik, zayıflık, cansızlık gibi rahatsızlıklarıda ortadan kaldırır.
b) Homeopatide; Akut veya kronik Bademcik iltihapları (Angina tonsillis =tonsilit), Lenf bezeleri, Tiraid (kalkan bezi), Husye, Göğüs ve diğer bezelerdeki iltihap, şişme ve ağrılara karşı ve Bademcik, kulak iltihaplarının neden olduğu Kas ve eklem romatizmasına karşı kullanılır. Orta kulak iltihabı ve ağrıları, Burun boşluğu iltihabı ve ağrıları, boğaz iltihap ve şişlikleri, kuşpalazı (Difteri), Başın ateş gibi yanarken vücudun soğuk olması, Grip, Yorgunluk, Organlardaki (kalp, kas, böbrek, eklemler) odak zehirlenme ve Dövülmüş gibi ağrı ve sızılara karşı kullanılır.

Açıklama: Bir Merkeze (Odağa) yerleşen mikropların veya virüslerin ve hatta her ikisinin birlikte ürettikleri zehirli maddeler (zehirli gazlar ve zehirli alkoller) sonucu birçok hastalık meydana gelir .Bunların başında beze iltihaplanmaları özelliklede bademcik iltihaplanması en önemlilerindendir. Bezelerin iltihaplanması, şişmesi ve ağrıması zamanla kana karışan iltihaplarla bütün organlara karışır ve hiç ummadığımız öksürük, Bronşit, Astım, sinüzit, farenjit, yutak iltihaplanması ve larenjit (gırtlak iltihaplanması) gibi hastalıklar ortaya çıkar.

Çay: 100 gr çayharmanına ancak ve ancak 5 gram katılabilir. Şekerci ot kökünün tozundan 0,5-1gram demliğe konur ve üzerine 100-150ml kaynar su ilave edilerek 5-10dakika sonra süzülerek içilirse kusturur. Bu nedenle şekerci ot kökünün tozundan 0,1-0,3gram demliğe konur ve üzerine 100-150ml Kaynar su ilave ettikten sonra 5-10dakika demlemeye bırakılır ve bu dem sabah, öğle ve akşam olmak üzere üç vakitte içilir.

Çay Harmanları: Şekerci ot kökü toz haline getirildikten sonra çay harmanına katılır. 0,5-1 gram demliğe konur 5 gram’dan fazla olmamalıdır.

Yan Tesirleri: Şekerci ot kökünün 1gramı dahi Kusma, Bulantı ve karın ağrısına neden olabilir, bu nedenle çayı içilmez. Saban ve Ahemd isimli ilim adamları 100 kişi üzerinde yaptıkları tedavi denemesinde Antikonsepsiyon (erkek ve dişi döllenme hücrelerinin birleşmesini önleyici) özelliğe sahip olduğunu tespit etmişlerdir, fakat bu araştırma çok eski olup yeni modern araştırmalara ihtiyaç vardır.

Şekerciboyası otu

Şekerciboyası otu

VN:F [1.9.14_1148]
Rating: 2.0/5 (1 vote cast)
Şekerciboyası otu, 2.0 out of 5 based on 1 rating

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>